Boşanma Sürecinde Çocuk

Boşanma, yalnızca eşler arasında ilişkinin sona ermesi değil, aynı zamanda tüm ailenin yeniden yapılandığı bir yaşam olayıdır. Bu süreçte anne ve babanın yaşamları etkilendiği kadar çocukların da yaşamları değişimlere uğrayabilir. Yaygın kanının aksine boşanma her çocuk için kalıcı bir travma anlamına gelmez; sürecin nasıl yönetildiği ve ebeveyn tutumları, süreç içerisinde yaşanan çatışmalar ve belirsizlikler çocuğun uyum sürecini belirleyen en önemli faktörlerdir. 

Çocukların Dünyasında Boşanma

Her çocuğun boşanmaya verdiği tepkiler yaşlarına ve gelişim özelliklerine göre farklılık gösterir. 

Okul öncesi dönemde çocuklar boşanmanın nedenlerini anlamakta zorlanırlar. Bu dönemde çocuklar dünyaya benmerkezci düşünce yapısıyla bakarlar. Bu sebeple ebeveynlerinin ayrılmasını kendi davranışlarına bağlayabilirler. “Yaramazlık yaptığım için babam evden gitti” ya da “Annemi üzmeseydim böyle olmazdı” gibi suçluluk duyguları yaşayabilirler. Bu dönemde çocuklar parmak emme, alt ıslatma gibi gerileme davranışları veya uyku bozuklukları yaşayabilirler. 

Okul çağındaki çocuklarda da yine suçluluk, öfke, üzüntü ve ebeveynleri yeniden bir araya getirme çabaları görülebilir. Bazı çocuklar akademik başarılarında düşüş yaşayabilir veya arkadaş ilişkilerinde zorlanabilir.

Ergenlik döneminde ise gençler gençler boşanmanın nedenlerini daha iyi kavrasalar da yoğun öfke, hayal kırıklığı, taraf tutma baskısı veya gelecekteki ilişkilerine dair kaygılar yaşayabilirler.

 

Çocuklara Boşanma Süreci Çocuklara Nasıl Anlatılmalı?

 

  • Boşanma sürecine girildiğinde yapılacak ilk adım boşanmanın çocuğun yaşına uygun bir dille anlatılmasıdır. Anne ve babanın ikisinin birden anlatması uygundur. Anne baba ayrı ayrı da açıklayabilir. Açıklarken aşırı duygulu bir konuşma yapmamaya dikkat edilmelidir. 
  • Mümkün olduğu takdirde boşanma öncesi süreçte boşanma kararı verildiğinde çocuklar bundan haberdar edilmelidir.
  • Boşanma sırasında çocuğa söylenmesi gereken en önemli konulardan biri iki ebeveyni tarafından da çocuğun sevildiğidir. Eşler arasındaki sevginin sona ermesinin onunla olan sevgileriyle ilgili olmadığı ve çocuğa duyulan sevgiyi ortadan kaldırmadığı açıkça ifade edilmelidir. Çocukların, anne ve babalarının kendilerine olan sevgisinin kalıcı ve değişmez olduğunu bilmeye ihtiyaçları vardır.
  • Boşanmanın çocukların hatalarından kaynaklanmadığı, anne ve babanın evliliklerini sürdürememelerinden kaynaklandığı çocuklara uygun bir dille anlatılmalıdır.
  • Aile yaşamında meydana gelecek değişiklikler çocuğa açık ve anlaşılır şekilde anlatılmalıdır. Çocuğun nerede ve kimle yaşayacağı, diğer ebeveyni ne zaman ve ne sıklıkla göreceği ile okul düzenine ilişkin olası değişiklikler gibi konulardaki soruları dürüstçe yanıtlanmalıdır. Çocuğun kendini güvende hissetmesi için bu önemlidir. 

Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Çocuklar bu dönemde terk edilme korkusu yaşayabilir ve “Beni de bırakırlar mı?” kaygısına kapılabilirler. Bu nedenle ayrı yaşayan ebeveynin görüşme gün ve saatlerine uyması, verilen sözleri yerine getirmesi ve planlarda tutarlı olması gerekir. Gerçekleşmeyecek sözlerden kaçınılmalı, çocuğa yalnızca yapılabilecek şeyler söylenmelidir. Aksi halde güven duygusu zedelenebilir ve bu durum ilerleyen dönemlerde ilişki sorunlarına yol açabilir.
  • Boşanma sonrası çocuğun alıştığı düzeni mümkün olduğunca korunması uyum sürecini kolaylaştırır. Bu süreçte çocukların yaşayacağı değişiklikler (tuvalet eğitimi, yatak ayırma, ev değişikliği, bakıcı değişikliği vb. ) sınırlandırılmalıdır. 
  • Ebeveynler, çocukla olan ilişkilerinde aile bağını ve ortak ebeveynlik hissini koruyacak şekilde birlikte veya ayrı özel zamanlar geçirmeli, çocuğun güvenli ve olumlu anılar biriktirmesini sağlamalıdır.
  • Ebeveynler arasında çocukla ilgili görüşme ve iletişimin engellenmemesi, çocuğun her iki ebeveynle de sağlıklı ilişki kurabilmesinin desteklenmesi gerekir. 
  • Çocuğun diğer ebeveyn hakkında olumsuz ifadeler duymasından kaçınılmalı, ebeveynler birbirini kötüleyici söylemlerden uzak durmalıdır. 
  • Çocuk, ebeveynler arasında iletişim aracı olarak kullanılmamalı; mesaj iletme veya bilgi aktarma görevi verilmemelidir. 
  • Çocuğun diğer ebeveynin yaşamı veya ev düzeni hakkında bilgi toplama aracı olarak kullanılması uygun değildir. 
  • Çocuk üzerinden dolaylı mesaj verme ya da çocuğu aracı kılarak “ders verme” niteliği taşıyan tutumlardan kaçınılmalıdır. 
  • Çocuğun bulunduğu ebeveynin yaşamı hakkında aşırı sorgulayıcı tutumlar sergilemekten (örneğin sürekli ne yaptığını detaylı şekilde öğrenmeye çalışmak) kaçınılmalıdır. 
  • Ebeveynlik rolüne saygı duyulmalı; ebeveynler birbirini kişisel olarak onaylamasa bile ebeveynlik makamına saygı gösterilmelidir. 
  • Mezuniyet, özel günler ve benzeri önemli etkinliklere çocuğun yararı gözetilerek mümkün olduğunca birlikte katılım sağlanmalıdır. 
  • Çocukla ilgili temel kurallar ve sınırlar (örneğin ekran süresi, uyku düzeni gibi) mümkün olduğunca ortak ve tutarlı şekilde belirlenmelidir. 

Unutulmamalıdır ki her çocuk boşanma sürecini farklı yaşar. Bu nedenle çocuğun verdiği tepkileri bireysel olarak değerlendirmek gerekir. Özellikle yoğun ebeveyn çatışmasının yaşandığı, çocuğun uzun süreli kaygı, öfke veya davranış sorunları, okul reddi, uzun süreli depresif belirtiler gösterdiği durumlarda erken dönemde destek almak önemlidir. Bir çocuk psikoloğu ile yürütülen süreç, çocuğun boşanmayı anlamlandırmasına ve duygularını daha sağlıklı ifade etmesine yardımcı olabilir. Dolayısıyla bu gibi durumlarda bir çocuk psikoloğu, çocuk terapisti veya ailelerin sıklıkla başvurduğu ifadeyle bir pedagog desteği almak faydalı olabilir. Uzman desteği sayesinde çocuğun yaşadığı duygusal güçlükler daha iyi anlaşılabilir ve ihtiyaçlarına uygun bir destek süreci oluşturulabilir. 

Kln. Psk. Beyza Samur

 

KAYNAKÇA

  • Türkarslan, D. N. (2007). Boşanmanın Çocuklar Üzerine Olumsuz Etkileri ve Bunlarla Başetme Yolları. Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi11(11), 99-108. https://doi.org/10.21560/spcd.50096
  • Öngider, N. (2013). Boşanmanın çocuk üzerindeki etkileri. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar5(2), 140-161.
  • Yavuzer H. Ana-Baba ve Çocuk. 17. Baskı, İstanbul, Remzi Kitabevi, 2004. 
  • Yavuzer H. Çocuk Eğitimi El Kitabı. 29. Baskı, İstanbul, Remzi Kitabevi, 2013.

 

Telefon Randevu Hattı İkonu